Netflix’in yapımcılığını üstlendiği Abstract belgesel dizisinin ilk sezon Şubat 2017’de, ikinci sezonu
ise Ekim 2019’da yayınlanmış. Henüz dünyanın çivisinin çıkmadığı zamanlar…
Geçen gün bir astroloğun bir YouTube programındaki konuşmasında, enerji bağlamında
bir gezegenden başka bir gezegene geçiş yaptığımızı ve 2020 itibariyle yeni bir
enerji çağının başladığı öğrendim. 180 yıllık toprak enerjisi döneminden hava
enerjisine geçmişiz ve bu geçiş dönemi dünyadaki bütün dengeleri etkiliyormuş;
Koronavirüs’ten, terörist saldırılara ve hatta teknolojik gelişmelere kadar pek
çok alanda etkilerini görüyormuşuz. Hayırlara vesile olsun inşallah diyerek bir
rüyadan uyanmışçasına hayatıma devam ettim bu konuşmayı dinledikten sonra.
Abstract’a dönecek
olursam, bu dizinin, sanatın her türlüsüne kolayca ulaşılabilecek yegane bir
çalışma olduğunu düşünüyorum. Yaklaşık elli dakikalık bölümlerin herbirinde bir
sanatçı ve sanat hayatı inceleniyor. Her muhteşem bilgi gibi sınır tanımayan bir
bakış açısı var ve ilk bölüm illüstrasyon sanatçısı Christoph Niemann hakkında
bir belgeselken, devam eden bölümlerde bir mimar, kostüm tasarımcısı, grafiker,
fotoğrafçı ve başka bir sürü sanat disiplinine mensup sanatçıyı tanıyoruz.
Televizyonculuk tarihi boyunca bir çok yerel kanal kendi
bölgesinin sanatını anlatan binlerce belgesel hazırlamıştır ve bunlar çoğu
zaman izlemek isteyeceğimiz en son şeydir.
Abstract’ı farklı yapansa
modern Netflix vizyonuna ve sanatçıların kendilerini çok rahat ifade
edebilecekleri ve izleyicilerin sıkılmayacakları bir formata sahip olması.
Bölümlerin ismi sanatçıların ve ilgilendikleri sanatın isminden oluşuyor:
Christoph Niemann: Illustration
Tinker Hatfield: Footwear Design
Es Devlin: Stage Design
Bjarke Ingels: Architecture
Ralph Gilles: Automotive Design
Paula Scher: Graphic Design
Platon: Photography
Ilse Crawford: Interior Design
Olafur Eliasson: The Design of Art
Neri Oxman: Bio-Architecture
Ruth Carter: Costume Design
Cas Holman: Design for Play
Ian Spalter: Digital Product Design
Jonathan Hoefler: Typeface Design
Söz konusu sanatçılar tabii ki kendi alanlarında belirli bir
üne sahip, büyük işler yapmış kişiler ve üretimleri bir şekilde karşımıza
çıkmış; onları tanıdıkça işlerini nasıl yaptıklarını ve ne düşündüklerini
öğrenince hayat çok daha anlaşılır oluyor. Bunlardan en ilginci -sizin de
dikkatinizi çekmiştir- Eliasson’un ‘Sanat Tasarımı’ başlığı. Modern sanat diye
ifade edilen karma bir disiplinle ilgileniyor sanatçı, ışığı, renkleri ve
çeşitli malzemeleri kullanarak insanların doğrudan hislerine hitap eden bir iş
yapıyor. Ondan hemen sonra tanıma fırsatı bulduğum Oxman ise benzer bir
yöntemle birkaç disiplini birleştiriyor ve
sanat-bilim-mühendislik-tasarım-sanat döngüsüyle çalışan tıp eğitimi de almış bir
biyolog ve mimar…
Her biri izleyici zihninde ayrı bir pencere açan bu
sanatçılar ve çalışmaları benim pek çok alana bakışımı yeniledi. Özellikle arka
arkaya tanıdığım Devlin ve Ingels muhteşemler… Tiyatroyla başlayıp, konserlere
sahne tasarlamaya kadar büyüyen bir kariyer ve inanılmaz fikirleri Es Devlin’e
hayran olmama sebep oldu. Aynı şekilde, genç yaşta büyük ve farklı bir mimari
üslup geliştiren Bjarke Ingels de bu vakitten sonra işlerini hayranlıkla takip
edeceğim bir mimar… Şimdiye kadar çok severek inandığım sadelik ve basitlik -less is more- kavramını değiştiren,
bundan 10 sene önce -yes is more- yazarak tarihe geçen ama
benim yeni tanıma fırsatı bulduğum fikirlerine hayran kaldım. Alışılmıştan uzak
durmak, kalıpları kırmaktan bahsediyor.
Bununla beraber hayal kırıklığına uğradığım daha doğrusu bir
sürü sorumun biriktiği bazı bölümler de oldu, Hatfield’ın ve Gilles’in
bölümleri mesela, marka odaklı iki bölümde de görmeyi beklediğim ama
göremediğim bir sürü şey vardı. Bunlar hep bölüm sonu puanlarımı etkiledi.
İkinci sezondaki bütün bölümlere tek tek 8 puan verirken ilk sezonda puanlarım
6-9 arası değişkenlik gösterdi. Bu da Abstract’ın
seride formatı belirli bir çizgiye oturtma çalışması gibi yorumlanabilir. Elli
dakikada bir sanatçı hakkında verilebilecek bilgileri seçerek izleyicide
belirli bir tatmin sağlamak hakkında bir çalışma…
Bundan sonraki sezonlar için de bazı beklentilerim var tabii
ki, edebiyat üzerine bir şeyler izlemek isterim, özellikle büyük bir grupla
beraber edebiyat üretimi yapan bir yazar olursa da ayrıca dikkat kesilirim,
hikaye tasarlamak ve işlemek üzerine bir bölüm mesela… Abstract’ın
alt başlığı olan Art of Design yani
Tasarım Sanatı’nı karşılayabilecek bir formatta edebiyatla ilgili ne olursa
işte…

Yorumlar
Yorum Gönder